Doğa Gezileri

Sadağı Kanyonu ve Şelaleler

Orhaneli Taş Mektebi

13.02.2109 çarşamba. İstanbul’dan gelen arkadaşlarla bu kez Gemlik’de buluştuk. Birlikte doksan kilometre yol alarak Orhaneli’ne geldik. Bize gönüllü rehberlik yapacak olan iki arkadaş, Yüksel ve Ahmet ile tanışma sonrası, dokuz kilometre daha yol alarak Sadağı kanyonuna girdik. Bu kadar yakınımızda, bu kadar güzel bir kanyon…

Sadağı
Sadağı Kanyonu

Orman ve Su İşleri Bakanlığının 27.02.2014 tarih ve 373 sayılı Olur’ları ile Tabiat parkı olarak tescil edilmiştir. Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı 436  ha. büyüklüğündedir. Florasında, Yavşan otu, Gürgen, Titrek kavak, Doğu çınarı, Arapsümbülü, Kaya eğreltisi,Kokar ardıç ,Katran ardıcı, Obrizya, Defne yapraklı laden, Gümüşi ıhlamur vb. türler mevcuttur.
Roma İmparatorluğu döneminde imparator Hadrianus yörede avlanırken karısı için ilçe merkezine 6 km. uzaklıktaki şimdiki Sadağı Mahallesi yakınlarında sıcak su kaynağını farkedip buraya bir hamam yaptırmıştır. Tabiat Parkının  kayalıkları arasında bulunan bu kaya hamamında halen çıkmakta olan suyun sıcaklığı 60 
0C’yi bulmaktadır. 
Tarihi kültürel ve doğa güzelliği bulunan ender yerlerimizden biridir. (Kaynak: Milli Parklar Genel Müdürlüğü)

Yağmurlu Şelale
Kardelen Terası

Kanyonun küçük bir kesimi yürüyüş yolları ve köprüler ile gezi için hazırlanmış. Bahar aylarında kanyonun derinliklerine yürüme isteği ile terk ediyor ve Şelaleler vadisine hareket ediyoruz. Orhaneli’yi iki kilometre geçtikten sonra araçtan indik. Yeşil ve ince bir orman yolunda bir süre ilerledikten sonra tırmanmaya başladık.
İlk şelalede malesef su göremedik. Bir zamanlar akan suyun kaya kütlesi üzerinde yarattığı yeşil yosunlar, susuzluktan kırılan hayalimizi tamir etmeye yetti…
Şelaleyi yandan bata, çıka, kaya yükselerek üstüne çıktık. Sonra ikinci şelale… Burada yağmur şeklinde de olsa su var. Yağmurlama arkasında fotoğraflarımızı aldıktan sonra, yine bata, çıka, çamurlarda kaya, kaya üste çıktık ve aynı ortamı üçüncü kez tekrarladık. Bir kaya terasında kardelen tarlasına rastladık ki, gerçekten görülmeye değerdi.
Az daha tırmanmayla geniş bir alana, yeşil bir sahaya/meraya vasıl olduk. Molamız ardından düz ve inişler ile Orhaneli merkeze indik. Toplam dokuz kilometre sonunda, Orhaneli’nin tarihi taş mektebi önünde kendimizi fotoğrafa kaydederek noktayı koyduk.
Şimdi sizi fotoğraflarla baş başa bırakalım. Üzerine tıklamak sureti ile büyütebilirsiniz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir